14° Parçalı bulutlu
  • EURO 6.47
  • DOLAR 5.81

Halim Küçükali: Çarpık yapılaşma inşaatta krize yol açtı

EKONOMİ - 10 Kasım 2018 13:24 A A

İnşaat Mühendisi Halim Küçükali, inşaat sektörünün içinde bulunduğu sıkıntıların röntgenini çekti. Küçükali, plansız ve programsız yapılan konutların elde kaldığını ve bu nedenle krize girildiğini söyledi. Bu girdaptan çıkmak için öneriler sunan Küçükali, zenginlere değil, dar gelirliye konutlar yapılmasının gerektiğini belirtti

 

2014 yılında MHP Bahçelievler’den belediye başkan adayı olan İnşaat Mühendisi Halim Küçükali, inşaat sektörünün sıkıntılarını çözümü için gereken reçeteyi yazdı. Küçükali, kentsel dönüşümde yerinde değil de, ada bazlı dönüşümün daha yararlı olacağının altını çizerek, “Türkiye’de yıllardan beridir hep inşaat konuşulmakta, dağa taşa her yere, ihtiyaç planlaması yapılmaksızın konut yapılmaktadır. Gerçekten bu kadar konut yapımına ihtiyaç var mı? 2018 yılı itibariyle 2 milyon 350 bin konut yeni sahiplerini bekliyor. Ekonomimizin lokomotifi olarak lanse edilen inşaat sektörü şimdilerde krize girmiş vaziyette. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in verilerine göre 2050 yılına kadar 6 milyon 844 bin konuta ihtiyacımız var. Yani 32 yıl içinde konut ihtiyacımız 4 milyon 500 bin adettir. Bu rakam da Türk inşaat sektörünün 8-10 yılda inşa edebileceği bir miktardır.  Kısaca şunu söylemek istiyorum ki, inşaat sektöründe bir tıkanma olduğu muhakkaktır. Bunu aşmanın yollarını aramalıyız.” diye konuştu.

YILLARIN DENEYİMİ KÜÇÜKALİ’DEN KONUT REÇETESİ

Halim Küçükali, inşaat sektöründe yıllardır elde ettiği deneyimleriyle bir soruna parmak bastığını ve çözüm önerileri sunduğunu ileri sürerek şunları söyledi:

“Türkiye’nin en büyük problemi çarpık şehirleşmedir. Bundan dolayı her yıl 35 milyar dolar para ekonomiye bir daha geri dönmemek üzere havaya uçmaktadır. Ülke genelinde 7 milyon konutta 20 milyon insanımız hayatını idame ettirmektedir. Tabii ki sağlıksız koşullarda. Plansız konut üretiminden dolayı 2 milyon 350 adet satılmayı bekleyen konut var ve bunun maliyeti de 90 milyar dolar civarında. Bu stok 2025 yılında eriyecektir. Tabii yeni inşaatlar yapılmamak kaydıyla. Benim önerim şu: Modern şehir yapısına uygun bölgelerde yapılmış, bitmiş veya inşaatı yarım kalmış, konutların, arsa sahipleri ile masaya oturulup yüzdelerini makul bir seviyeye indirilmesini sağlamaktır. Bunun yanında çürük konutlarda belli bir bedel ödenerek satın alınarak buralar ada bazlı kentsel dönüşüm yapılmalıdır. Tabii buralara konut değil, istihdam sağlayacak, fabrika ve otel gibi yerler yapılmalıdır. Bunları yaparken de bizi krize sürükleyen hataları tekrarlamamak lazımdır. Öncelikle inşaat sektöründe kullanılan iş makinelerinin envanteri çıkartılmalıdır. Eski makineler kullanılmaya devam edilmeli. Yenileri alınmamalı. Türkiye genelinde nüfusu dengeli dağıtmak için uzun vadeli nüfus ve üretim projeksiyonu yapılmalı. Göçten dolayı nüfusu düşmeye devam eden illere istihdam olanakları sağlanmalı. Nüfusu aşırı artmaya devam eden illerdeki nüfus kontrol altına alınmalı. Gerekirse nüfus başka yerlere kaydırılmalı.”

‘ZENGİNLERE DEĞİL, DAR GELİRLİYE KONUT YAPALIM’

Bu arada Halim Küçükali, Türkiye’nin kentsel dönüşüm maliyetinin 200 milyar dolar olduğunu, her yıl 35 milyar dolar, ısı kaybı, trafik kazaları, akaryakıt tüketimi, yap-sök belediyeciliğinden kaynaklanan bir gider olduğunu söyledi. Küçükali, kentsel dönüşüm yapılmasa dahi bu paranın gideceğini belirtti. 8 yılda kaybedeceğimiz parayı kentsel dönüşüme harcasak diyen Küçükali, 8 yıldan sonra her yıl 35 milyar dolar paranın cebimizde kalacağını ifade etti. Küçükali, lüks konutlardan ziyade dar gelirli ailelere yönelik konutların inşa edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Haber Merkezi

EKONOMİ - 13:24 A A
BENZER HABERLER